Ana sayfa KÖŞE YAZIM Ah MUHALEFET ah..!

Ah MUHALEFET ah..!

Parmaklarım yazmaktan nasır tuttu.

Konuşmaktan, anlatmaktan dilim damağım kurudu.

Ama yine de nafile.

Bu ülkenin en önemli sorunlarından birisi nasıl ki ilkeli, tutarlı bir muhalefet eksikliği ise aynı sorun ilimiz içinde geçerli.

Maalesef bu kentte muhalefetin ne olduğunu bilen bir muhalefet yok.

Ülke zor bir dönemden geçiyor.

Demokrasi denen bir şey neredeyse kalmadı.

Hukuk, GUGUK oldu.

Medya tetikçi oldu.

Her şey bir insanın iki dudağı arasında.

Seviye desen ha keza.

Çok uzağa gitmeyin bundan on beş yirmi gün öncesinde seçim dönemi söylenenlere, yazılanlara bir bakın.

Muhalefet için neler söylendi neler.

Bir belediye başkan adayı Belsa Plaza’ya sokulmadı.

Ne ZİLLET kaldı ve PKK destekçisi kaldı.

Söylenebilecek ne varsa söylendi.

Hem de sokak ağzıyla.

Bütün bunlar yapılırken muhalefet bir seviyeyi korudu ve kavgalara girmedi.

Yapılması gerekeni yaptı.

Amma..!

Karşınızdaki rakip öyle değil.

İyi niyetli değil ve sizin iyi niyetinizi hep kullanıyor.

‘ Nasıl olsa bunlar bir duruş sergileyemiyor’ diyerek istediğini yapıyor.

Muhalefet ise hala fotoğraf çektirmek ve yapmacık bir ‘MEDENİ’ olma derdinde.

Tabi ki medeni olacağız.

Bizi onlardan farklı kılan hasletlerden birisi de bu.

Ama medeni olmak İLKESİZ olmak değildir.

Yolda, toplantıda ya da herhangi bir yerde karşılaştığınızda selamını verirsiniz, hatırını sorarsınız olur biter.

Hepsi bu.

Çünkü karşısındakinin niyeti iyi olmadığı gibi çok farklı.

En canlı örneği yine bugün yaşadık.

Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclis toplantısı öncesinde 3 partinin il başkanları Tahir Büyükakın ile bir araya gelip sohbet etmişler ve sonunda da poz vererek basına servis edilmiş.

Dışarıdan bakıldığında ‘NE GÜZEL HAREKETLER BUNLAR’ ya da ‘ MEDENİ’ olmak güzel şey diyebilirsiniz.

Sonra..!

Büyükşehir Belediye Meclis toplantısına geçince muhalefetten bir kişi bile ENCÜMENE alınmadı.

Beş kişilik ENCÜMENDE bir muhalefet üyesinin bile alınmaması iyi niyet olabilir mi?

Zaten mecliste çoğunluktasınız.

Zaten beş kişilik encümene bir kişi alsanız da yine istediğiniz kararlar çoğunlukla çıkar.

O zaman sorun ne?

Sorun SAMİMİYET sorun kalplerin düzüşmesi.

Tabi bu olaylar karşısında şok olan muhalefet salonu terk edip gitmiş.

Yarın yine başka bir yerde yine el ele kol kola öpüşüp koklaşarak fotoğraf çektirene kadar.

Sonra bizi ADAM yerine koymuyorlar diye feryat etmek.

Sen kendini adam yerine koyduramıyorsan, bir DURUŞ sergileyemiyorsan onlarda böyle yapar.

‘Böyle başa böyle tarak’ misali.

Ben de bütün bunları görünce AH MUHALEFET AH diyor başka bir şey demiyorum.

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here