banner

Yerel basın benimle SINIFTA KALDI..!

Ne acıdır ki huğun ilimizde gerçek bir basından söz etmek mümkün değil.

Onlarca basın mensubu, pek çok yazılı basın, onlarca internet sitesi var.

Ama hepsini toplasanız artık ne bir güç olarak bir şey ifade ediyorlar ne de bir yaptırımları var.

Yıllardır anlatmaya çalışıyorum.

Siyasi iktidarın daha doğrusu siyasi iktidarın yerel yöneticilerinin bu kentte 15 yılda başardıkları tek somut şey yerel basını bitirmesidir.

Bizi bitirdiler.

Yerel basında çalışan kişilerin zaaflarını çözdü Hacı Ömer Polat.

Bana geldi diğerini kötüledi.

Diğerine gitti beni kötüledi.

İşin içine bir de Güngör Arslan kompleksini de ekleyince bizim yerel basın siyasi iktidarın ve belediyelerin kucağına oturdu.

Birbirlerine düşman oldu yerel basın.

Ömer Polat denen şahısta ‘İti ite kırdırma’ politikasını öyle güzel oynadı ki bu arada işi götüren kendisi oldu.

Bizimkilerin ağzına bir parmak bal çalarken ya da kemik atarken kendisi zenginliğine zenginlik kattı.

Kimin zaafı varsa onu kullandı ve ne acıdır ki Ömer Polat denen tip geldi bir zamanlar ülkemizin en güçlü yerel basınına sahip bu kentte basını dizayn eden adam olup çıktı.

Ve buna benim dışımda tek bir Allah’ın kulu ne ses çıkardı ne de karşı çıktı.

Ben gazetecilikte bir şeyler yapmaya çalıştıkça, gazeteci arkadaşların standartlarını yükseltmeye çalıştıkça, bir kalite bir seviye getirmeye çalıştıkça destekleneceğim yerde kösteklendim.

Kim tarafından?

Kompleksli meslektaşlarım tarafından.

15 yıl içinde belediyelerden ve siyasi iktidardan sırf muhalif oldum diye ilan-reklam ambargosu içinde boğuşurken bizim kompleksi gazetecilerimiz buna karşı çıkacakları yerde tam tersine sevindiler ve bunu desteklediler.

Ben yazdıklarımdan dolayı mahkemelerde boğuşurken bunu bile göbek atarak seyrettiler hatta ve hatta hakkımda yazılar yazdılar.

Benim tek suçum başarılı olmaktı.

Kendilerini çok ama çok büyük gazeteci görenler benim yaptıklarımı ancak hayal edebildikleri için bana karşı içlerinde inanılmaz bir öfke biriktirdiler ve bunu fırsat buldukça da kustular.

Çünkü kimseye boyun eğmemiş, kimseye kul köle olmamıştım.

Onların ilan-reklam ambargosu benim umurumda olmazken onlar belediyelerin kapısında üç kuruşluk ilan-reklam için yalvarıyorlardı.

Beni susturmak için kendi meslektaşlarımı bile kullandılar.

Onları TETİKÇİ yaptılar.

Başıma gelen olaya hepsi güldüler.

Düşünebiliyor musunuz bir gazete kapanıyor, Yaklaşık 60 kişi işsiz kalıyor ve bizim kentimizdeki yerel basın buna göbek atıyor.

Türkiye’nin hiçbir yerinde basının bu kadar rezil hale geldiği başka bir il yoktur.

Kendilerinin bile inanmadığı bir iddia ile 29 gün boyunca gözaltında kaldığımda içlerinde yıllardır biriktirdikleri bütün pislikleri kustular.

Bırakın destek olmayı tam bir linç kampanyasına başladılar.

Neden?

Çünkü içlerindeki Güngör Arslan kompleksi vardı ve efendileri de öyle istiyordu.

Mesleklerini unuttular ve bana saldırdıkça büyüyeceklerini zannettiler.

Oysa tıpkı SARI ÖKÜZ hikayesinde olduğu gibi beni satarak kendileri kaybettiler.

Benimle öyle bir KÖTÜ SINAV verdi ki yerel basın itibarını, gücünü kaybetti.

Kimse artık onları dikkate almıyor.

Bir etkisi, bir gücü yok.

Bir ziyaretle bir yemekle artık işini bitirebiliyorlar.

Bırakın bir güç olmayı birbirlerini yiyor, siyasetçilerin önünde birbirleri ile kavga ediyorlar.

Ne bir saygı ne bir sevgi kaldı olmayan yerel basında.

Şimdi ektiğini biçiyor da biçecek bir şey yok ortada.

 


KATEGORİLER:
KÖŞE YAZIM

Benzer Yazılar


Popüler Yazılar

Yorumlar

  • abi günaydın…

    Körfez belediyesinde çok büyük bir problem var..
    taşerondan kadroya geçenler çok huzursuz.
    hiç bir sosyal hakları yok.
    1950 tl olan maaşları 2100tl oldu.
    biz körpaş çalışanlarının maaşı 2800den-3500e çıktı.
    şimdi oturup vicdanen düşündüm. aradaki makas kapanması gerekirken dahada açılmış..
    taşerondan gelen arkadaşlar çok huzursuz.
    çok mutsuz..
    çok umutsuz ve ümitsizlik içindeler…

    Avatar samet 11 Şubat 2019 08:43 Cevapla
  • Sayın Arslan yazınızda geçen kişiler herşeyi yapmış ama bir gerçeği unutmuşlar anladığım kadarıyla,Allah’ın kul hakkı hakkında kitabımızda,ben bunların hiçbirini tanımazdım ama yaptıkları sayesinde tanıdım.Allah’ta belalarını verdi diye düşünüyorum BENİMLE.Şimdi Kocaeli yerel medyası gerçekten ülkemizin en güçlü yerel 5 medya ağı varsa birtanesiydi,ben BAĞIMSIZ MİLLETVEKİLİ ADAYI olduğum dönemde tarafıma açılan kamu malına zarar davasını açan iftiracı il sağlık müdürü ŞENOL ERGÜNEY,bir tane doğru düzgün hakkımızda haber yapılmaması bir yana Kocaeli halkına valilikte eylem yapmamızı duyuran valilikteki resimlerimden birini vermişler sağolsunlar ama yanlış bilgiyle,Kocaeli içinde hayırlı bir icraatı olmak bir yana ciddi şekilde liyakatsizlerin dolduğu dönemde bakanlık yapan Fikri Işık,sürekli Büyükşehir belediyenin eleştirilirken isminin geçtiği sekreterlerden İlhan Bayram,Antalya Valisi olan Münir Karaloğlu kendisini tanımamakla birlikte akrabası olan kişi bir önceki sağlık müdürü Mürsel Durmaz adlı halen eleştirdiğim kişi,Akpde Kocaeli adına gölge adam gibi hareket eden bir önceki ondan önceki hatta ger dönemde sözü geçen kişi ben bu insanları çok iyi şahsen tanımama rağmen araştırdığım konularda hep karşıma çıkmaları ve Kocaeli’ye faydalı işler yaptıklarını düşünmediğim için eleştirir hepsine 12 rakamını hatırlatır,hepsine bir kez daha Allah belalarını versin demek isterim.Heee hepsinin ortak özelliği o 12 rakamı şimdilik kendilerinin ne demek istediğimi okuduklarında anladığını düşünür,yek başına hareket eden biri olarak paraya çok değer verdiğine inandığım bu insanlara ALLAH’ın büyük olduğunu tekrar hatırlatmak isterim.

    Avatar Ersoy Kandemir 11 Şubat 2019 10:57 Cevapla
  • Sitenize yapılan yorumlara da ayrıca hayranım,yazılarınızı takip eder tüm Kocaeli HALKININ okumasını isterim.

    Avatar Ersoy Kandemir 12 Şubat 2019 00:41 Cevapla
  • Ömer Polat kimdir necidir birçok kişi iyi bilir,ben alenen kendisi gibi düşüncelere sahiplere hiç dost olmadım,Allah’ın selamını da vermedim,aynı saftada durmadım.Kendisine çok sorum var tabi bugün değil ama zamanı geldiğinde bilsinki sorularımı soracağım.

    Avatar Ersoy Kandemir 14 Şubat 2019 01:42 Cevapla

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.